‘Filmle İngilizce çalışmak istiyorum’ — güzel bir ideal; ama en baştan düz bir filme oturmak, spor salonunun ilk gününde 100 kiloluk bench presi denemeye benzer. Bu yazıda filmi öğrenme aracına çeviren gerçekçi rotayı aşama aşama düzenliyoruz.
1. Düz Film Neden Zordur
Çünkü senaryo dili. Film replikleri profesyonellerin yazdığı ‘etkili’ İngilizcedir. Günlük konuşmayla kıyaslandığında cümleler uzun, mecaz ve argo yoğundur; üstelik arka plan müziği ve ses efektlerinin altına gömülür. Sözlükte gördüğünüz biçimiyle asla telaffuz edilmeyen zayıflatmalar (reduction) da bolca geçer.
Filmden vazgeçmenize gerek yok. Yalnızca araya bir ara basamak almalısınız.
2. En Güçlü Ara Basamak: Film Tanıtım Röportajları
Bir film vizyona girdiğinde oyuncular talk şovlarında ve dergi röportajlarında art arda boy gösterir. Hedeflenecek dönem tam olarak budur.
- Konu önceden kestirilebilir: Film, rol, çekimin perde arkası. Beklenmedik bir konu birdenbire gelmez.
- Soru-cevap: soru→yanıt yapısı net, geçiş noktaları kolayca seçilir.
- Yine de gerçek İngilizce: senaryosuz doğal hız, ara sesler, kahkahalar.
Örneğin Vogue’un ‘27 Soru’ röportajı. Sorular ekranda yazıyla da gösterildiği için sıradaki soruyu tahmin ederek dinleyebilirsiniz:
We just got a few fun questions.
Elimize birkaç eğlenceli soru geçti.
7 dakikalık kısa bir videodur ve B1 eğlence video koleksiyonunda yer alır. Daha hızlı İngilizceye alışmak isteyen orta seviye öğrenciler, talk şovlarından uzun sohbetler barındıran B2 eğlence koleksiyonuna baksın.
3. Altyazının Üç Turu
- İlk tur: Türkçe altyazı. İçeriği ve bağlamı kavrama aşaması. Burada İngilizce altyazıya geçmeye kalkarsanız kulakla değil gözle takip edersiniz.
- İkinci tur: İngilizce altyazı. Duyamadığınız sesleri yazıyla doğrulama. Sesi kelime bazında geri sardırabilen bir uygulama (LingoDew gibi) varsa bu aşamanın verimi kat kat artar.
- Üçüncü tur: altyazısız. Gözler kapalı, yalnızca ses. İki turda anlamı çoktan anladığınız için bu tur tamamen ‘sesler birbirine bağlanarak mı duyuluyor’ kontrolüdür.
Anlamadığınız kelimeleri yerinde dokunup sözlük kartını kontrol edin ve kelime defterine ekleyin. FSRS tabanlı aralıklı tekrar (spaced repetition) sayesinde ertesi gün ve sonrasında, videonun sesiyle birlikte tekrar edebilirsiniz.
4. Röportaj İngilizcesiyle Neyi Geliştirirsiniz
Ünlü röportajları, ders kitabında bulunmayan ‘sohbet karşılıkları’ hazinesidir. Onay sesleri (Right, Exactly), belirsizlik ifadeleri (kind of, I guess), gülüşlere yanıt verme biçimleri gibi. Bu tür ifadeler sözlüklere zor girer; ama gerçekte günlük sohbetin — yani conversation’ın — belkemiğidir. Belirli kalıpları ayıklayıp tek başına çalışmak isterseniz günlük karşılıklara odaklanan ‘How are you?’ sonrası söylenenler gibi ders videoları da iyi bir seçenektir.
actually ve favorite gibi yüksek sıklıklı konuşma sözcükleri her röportajda yeniden belirir. Filmin asıl gövdesine geçmeden önce kulağı bu ‘gerçek ama kestirilebilir’ katmanda çalıştırmak, filmi öğretim aracına çevirmenin en kısa yoludur.